Sınıfta Kalmak Tarih Oluyor…

Arkadaşlar aslında şu hastahane süreci ve mim olayından sonra blogumda konu dışı kalan bir yazı yazmak istemiyordum ama bugün “sinirden kudurmuş durumdayım” desem kendimi çok açık şekilde ifade etmiş olurum. Sabah’a kadar süren uykusuzluk sonrası saat 07:00 gibi “Kahvaltı Haberleri”ni izlerken haberdar oldum.

Kimilerini çok sevindirecek bir haber ki onlara birşey demiyorum zaten, orta öğretimde sınıfta kalmak tarih oluyor. Lise eğitimine herşeye rağmen sorunsuz devam edebilen arkadaşlarıma hayırlı uğurlu olsun.

Uygulama şu şekilde işliyor; bir önceki sistemde 2 zayıfı olan öğrenci sınıfı okul türüne bağlı olarak gereken 1.baraj ortalamayı yakalayabilirse sorumlu olarak, 2. baraj ortalamayı yakalayabilirse direkt sınıf geçiyordu. 3 veya daha fazla zayıfı olan arkadaşlar ise sınıfta kalıyor, 1. ya da 2. baraj ortalamayı yakalayabilmek için en fazla 3 dersten yükseltme sınavına girerek şansını deniyordu.

Yeni gelen sistemde ise 5 zayıfı olan arkadaşlar sorumlu olarak sınıf geçebilecek, 6 zayıfı olan arkadaşlarda sınıfta kalacak, yükseltme sınavlarında şansını deneyebilecek. Bu arkadaşlar için en güzel olay ise yükseltme sınavlarında sınır kalkıyor. Artistlik olsun diye 13 derslerinden bile girebilirler sınava. Bu düzene bakılınca sınıfta kalmak tarih oluyor.

Şimdi gelelim benim neden sinir olduğuma. Arkadaşlar Adana İ.S.Ö. Almanca Anadolu Lisesi’nin hazırlık sınıfını çok iyi bir başarı ile bitirdik. Ardına bir haber geldi; hazırlık kalktı, lise eğitimi 4 yıl oldu. Zaten 4 yıldı ancak benim dahil olduğum müfredat Hazırlık,1,2,3 olarak sıralanırken bizi takip eden müfredat 1,2,3,4 olarak eğitim görecekti. “Aman bize ne” dedik. Lise 1 sınıfını da güzel bir başarıyla bitirdik. Biz Lise 1′i bitirdiğimizde abilerimize,ablalarımıza af çıktı, şimdi bu aklımızın bir kenarında kalsın.

Lise 2 olduk. Hocalarımla yaşadığım problemler, ailevi problemler vs. nedenlerden dolayı sınıfta kaldık. Başarsızlık, sendelemek her insanın başına gelebilecek birşey. Ancak, ben sınıfta kaldıysam, benim payıma düşen eğitim sürecimin 1 sene uzamasıdır. Lise 2 tekrarı ve Lise 3 olarak ama müfredat değişikliği nedeniyle Lise 2 tekrarı, Lise 3 ve Lise 4 okumam gerektiğini söylediler. Hani nerede benim adaletim? Nerede ülkemin kalkınması?

Okulumuzun sevgili müdürü ( arkasından saygıyla sövüyorum ) bizim gibi mağdur durumda olan öğrenciler için okulda özel sınıf açmayacağını söylerek bizi okuldan “kışkışladı”. Daha sonra özel sınıf açıldı tabii ama ben tasdiknamemi almışım dilekçeye “Anadolu Lisesinde Okuma Hakkımdan Vazgeçiyorum” zorunlu şartını kabul edip imza atarak ve güzelim eğitim hakkım elimden alınarak okuyabileceğim tek yer Akşam Lisesinde buldum kendimi. Bu sene son, bitiyor ancak ne eğitim var ne öğrediğimiz birşey. Eğitimhane değil, ticarethane…

Olayın en garip yanı, hani dedim ya aklımızın kenarında kalsın bu diye. Sınıfta kalan arkadaşların ihtiyacı yokken, mağduriyeti büyük değilken af çıkıyor, bizim gibi mağduriyeti büyük öğrenciler sınıfta kalınca sevgili M.E. Bakanı Hüseyin Çelik “Kimse benden asla af beklemesin” diyor. Ardına gelen sene ise sınıfta kalmayı tarih ediyor. Nerede benim adaletim?

Çok uzadı ama kendime ancak gelebildim. Tek bir cümle ile sonlandırayım:
Millet bal talihi domaltp sker, kör talih bizi gece-gündüz sker…


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Leave a Comment

(required)

(required)

Formatting Your Comment

The following XHTML tags are available for use:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

URLs are automatically converted to hyperlinks.